Hoşgeldiniz  

ÜZÜMLÜNÜN HAYRİYE HANIMIN FIRINI / ORHAN TERCAN

ADMİN | 26 Ocak 2018 | HİKAYELER A- A+

ÜZÜMLÜNÜN HAYRİYE HANIMIN FIRINI / ORHAN TERCAN

(ÇERKEŞ’E AİT BİR HATIRA)
Yıllık iznimi geçirmek için çocukluk ve gençlik günlerimi geçirdiğim havasını soluduğum, suyunu içtiğim; memleketim olan Çerkeş’e gittiğimde, hatıralarım olan merak ettiğim yerleri, sokakları görmek için gelişi güzel gezintiye çıkmıştım.
Yavaş, yavaş ilerleyerek Elpireci Çeşmesi Sokağına girdim. Elpireci’deki Üzümlü’nün Hayriye Hanım’ın fırınının son halini görmeyi çok istiyordum. Zira aradan yıllar geçmesine rağmen bu fırında pişirilen ekmeğin tadını hiç unutamamıştım.
Elpireci Çeşmesi’ne, Çaylığı’na ve Üzümlü’nün Hayriye Hanım’ın fırınına giden sokağının iki tarafında bulunan; ilçeyi terk eden ve de ebediyete intikal eden ve yine kapıları kilitli olan eski komşularımın evlerini önünden geçerek ve komşularımızın isimlerini lakaplarını tek,tek hatırlayarak, ayaklarım beni farkında olmadan mahal-lemizin fırın emekçisi, Hayriye Hanımın fırınını bulunduğu yere getirmişti.
Sokağın sonunda karşımda Üzümlünün Hayriye Hanımın yıllarca mahalle halkının ekmeğini pişirdiği fırının enkazını gördüm. Fırın yıkılmıştı. Fırının önünde yarısı yanmış vaziyetteki odunlar,Hayriye hanımın yıllarca kullandığı ekmek küreği ve fırının tabanına döşenen tuğlaları kırıkları duruyordu. Büyük burukluk içinde etrafa bakarken yıllarca aynı sokakta oturan komşum Emire Teyze yanıma yaklaştı. Oda burukluk içindeydi.
-(Mahalli ağızla)‘Urfan Efendi işte böyle ne annenin senelerce bizler için güzel lokumlar, bütün çörekler pişirdiği fırını kaldı ne de fırında ekmek pişiren emektar Hayriye Hanım kaldı. Mahalleye can veren, haraket getiren mahallenin göz bebeği olan mahallemizin fırın da bir anda yıkıldı. Şimdi gördüğün gibi sadece fırının enkazı kaldı. Dedi. Emire Teyze ile yaptığım bu hüzünlü söyleşi bir müddet daha devam etti. Müşterek tanıdıklarımızı isimleri ve lakapları ile bir,bir andık.
Kim di bu Üzümlünün Hayriye Hanım; diye düşündüm.
O kimseye öncelik tanımayan, zengin olanı, fakir olanı aynı tutan gülmeyi az kullanan usta ve fedakâr bir fırın emekçisi idi.
Üzümlünün Hayriye Hanım; fırının ısısını, fırına ekmek koyma zamanını, pişirme süresini hiçbir alet kullanmadan ayarlayan, usta bir fırın emekçisi idi.
O çok konuşanlara, fırında ekmek pişirme sırasında Hayriye hanım dedi kodu yapanlara, etrafı dağıtanlara, ekmek yaygısını temiz tutmayanlara çok kızarak bunları yapanları sert bir şekilde ikaz ederdi. O kurallarında hiç taviz vermeden yer hamurunu almadan fırın kullanmaya yeltenenlere kızar kuru yük odun getirilmesini, bir başkasını odununun kullanılmamasını ısrarla tembih ederdi. Yine lokum ve bütün çöreğinin aynı ölçüde olmasını, çocukların fırına girmemesine isterdi. Bu kurallarını sıkça gelenlere söylerdi. O sosyal görüşlü, adil, ekmek pişirmede kuraları olan fırıncımızdı idi.
Hayriye Hanımın Fırınını kullanan mahallemizin hanımları, Hayriye hanımın titiz davranışını kurallarını bilerek mahalle fırıncısı Hayriye hanımı tercih ederlerdi. Hayriye hanımın kızmasına bunca titizliğine asık suratına rağmen mahalle halkı bir başka fırına gitmezlerdi. İla ki Hayriye’nin fırınında ekmek pişirmeyi tercih ederlerdi. Zira onun fırınında pişen ekmeğin lezzeti bir başka yerde ki fırında pişen ekmekte olmazdı. Hayriye Hanım ekmek pişirmek için para almaz pişen ekmeğin miktarına göre kendine düşen payını alırdı.
Mahallemizin emektar fırınının enkazının önünden ayrılırken ‘’Bize emeğin geçen komşumuz Hayriye Hanıma‘’bize çok emeğin geçti hakkını helal et ve nur içinde yat’’ diyerek ve sonra eski hatıraları ve mahalle komşularımızın, annelerimizin ekmek pişirmek için gösterdiği üstün çabayı bir defa daha hatırlayarak Emire Teyze’ yede Allaha ısmarladık dedikten sonra buruk bir şekilde enkaz haline gelen mahalle fırınının önünden ayrıldım.

ORHAN TERCAN

Etiketler:

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

ÇERKEŞLİLER DERNEĞİ WEB SİTESİ TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle